Birçoğumuz "Nerede o eski ramazanlar?" sorusunun cevabını bilemedi. Hiç cevaplanmayan klişe bir soru olarak kaldı her yıl karşımıza çıkan. Aklımıza en fazla Hacivat - Karagöz falan geldi daha fazlası değil.
Ama aslında bizim için de "Nerede o eski ramazanlar?" sorusunun cevabı vardı. Çocuktuk ya da genç ergendik çünkü. Kafamızda onlarca hikaye biriktirdik.

hurma
Rumi ve Miladi takvim arasındaki 11 günlük farktan dolayı, her yıl 11 gün geriye gider ramazan ayı. Biz bunu öğreninceye kadar sonbahara gelmişti artık ramazan.
Hatırlarım, koca sınıf cipsle oruç açmıştık.
Ünlülere ezan okutma furyası vardı; en ünlüsü Burhan Çaçan'dı. Gerçi hala devam ediyor bu furya. Yeni dönemin yıldızı Mustafa Ceceli.
Sahurda serpme kahvaltı yapsan, ondan daha iyisi olamazdı.
İftarda dünyaları yiyen biz değilmişiz gibi yumulurduk kestaneye.
Amcalar çoğu zaman izin de verirdi aslında. Eskiden insanlar daha mutlu ve daha az sinirliydi galiba.
Hacivat - Karagöz bahane arkadaşları görecek olmak şahaneydi çünkü.

Bakınca mutlu olduğumuz tek saatmiş bu. Şimdi anlıyoruz.
"Ama onlar sahuru da erken yapıyor evladım" kısmını da anlamak istemezdik.

Bir yanımız korkardı bu çocuktan çünkü. Sonradan öğrendik lanetliymiş bu tablo 

Sami Savni Özer'di bu abinin adı. Onu görür görmez akıllara "Demedim mi deme demedim mi?" ilahisi geldi. O kadar çok kanalda o kadar çok programda çıkardı ki onu dinlemeden oruç açarsak orucumuz kabul olmaz sanırdık.
Çok küçüktük o zamanlar tabii 
Aman Allah'ım o ne büyük korkuydu. Bir güne zor dayanıyorduk; 61 gün kim oruç tutsundu.

Poşet su vardı içilmesi o kadar zordu ki bir gün daha oruç tutabilirdin.
Annenin 10 dakikalığına Nihat Hatipoğlu olduğu bir sohbet başlardı sonra.
Toptu sonuçta bu, boru değildi. Ezan her gün okunuyor ama top yılda bir kere patlıyordu. Daha önemliydi.
Ramazanın Bile Biz Küçükken Daha Güzel Olduğuna 17 Nostaljik Kanıt Tarifini Deneyenlerin Yorumları
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!