Geçtiğimiz günlerde yayınladığımız Yeme İçme Manifesto'sunun büyük bir ses getirmesinin ardından, eylemlerimizin devam edeceğini söylemiştik.
Belki tek bir yazı dünyayı kurtarmayacak ama hep birlikte ısrarla söylemeye, paylaşmaya devam edersek bir gün değiştirebiliriz. Biz buna inanıyoruz.
Mesela birbirinin aynısı fast food dükkanlarını değiştirebiliriz. Birileri çıkar farklı bir şey yapar. Mesela köşe başlarında seyyar lezzetler oluşturabiliriz tekrar. Düşünsene seyyardan sarma alıyorsun. Cennet gibi.
6 aydır yememiş biri gibi yorum yapmaya niyetlenip, "Ama sarma satıyorlar" demeden önce biri, söyleyelim. Şöyle köşe başlarında ev yapımı lezzetler satan bir yer olsa, 6'lı paketler halinde sarma satsa, biz onu çerez niyetine yesek.
Nefis olmaz mı?
Sanki 5 yıl önce hayatımızda bardakta mısır vardı. "Olur mu öyle şey?" demeden önce bir kez daha düşünün. Yaz akşamı sahil kenarında yürürken elinizde bir bardak kısır olsa.

Yanlış anlaşılmasın her gün her hafta AVM'ye giden insanlar değiliz, o açıdan yaklaşmayalım. Ama neredeyse Yeni Zelanda mutfağının bile satıldığı 'food court'larda gözleme de satılmalı. Kokusu yanında, zeytinyağı üstünde.
Hem mideye, hem keseye, hem sağlığa iyi gelecek. Elma şekeri gibi yiyeceksin.
Fast food diye illa kola, gazoz satacak değilsin ya, vereceksin yanına da bir bardak demli çay. Yiyen bir daha gelecek. Gelenden gidenden hayır duası alman da cabası.

Dünyanın bütün Michelin yıldızlı şefleri toplansa bir babaanne kadar lezzetli un kurabiyesi yapamaz. Mümkün değil. Gerekirse tarifi de, kurabiyenin kendisini de babaanneden alacaksın. Ama yeni nesil gözleme dükkanları gibi camın arkasında ona yaptırmayacaksın. Sakın.

Aslında ortalama bir altın günü menüsünü toptan fast food dükkanına çevirmek mümkün. Hem ben dilediğim saatte çiğ köfte yiyebiliyorsam, mercimek köftesi de yiyebilmeliyim. Ayarlayın abi şunları.
Dünya üzerindeki 6 milyar insana çok üzülüyoruz. Hayatlarında bir kez bile katmer yemediler ve katmerin tadının nasıl bir şey olduğunu bilmiyorlar.
Böyle kanepe yermiş gibi kürdanla falan yiyeceksin. Gece 3'e kadar satışı olacak. Canın istediğinde alabileceksin.
Henüz Karadenizlilere söylemiyoruz ama mısır ekmeği aslında bir kek. Kek gibi. Peynir ve yoğurtla falan da nefis oluyor.

Çiğ Börek Tarifi
Var çiğ börek satan kahvaltıcılar, iyi de yapıyorlar. Ama siz aldırmayın onlara bizim niyetimiz farklı, seyyar falan da olabilir. Yalnızca çiğ börek olacak tezgahta, kağıda sarıp sarıp yiyeceğiz.

7-10 arası satılacak yalnızca. Böylece bayat yumurtalı ekmeğin önüne geçilecek. Kahvaltıda simit poğaça yemekten sıkılan çalışanlara yeni bir umut ışığa olunacak.
Hala bir adet girişimci arkadaşın çıkıp da şunu yapmıyor oluşuna akıl sır ermiyor. Kapış kapış satar.

"Haydaaaa" demeden tüm sektöre ses edelim: Güzide mutfağımızda yalnızca ezogelin ya da mercimek çorbası yok. Mantar var, brokoli var, şehriye var, kereviz var. Var da var. Birkaç tane yeni çorba çeşidi ekleseniz, ölmezsiniz.
Teşekkürler.
Acilen Her Köşeye Fast Food'unun Açılması Gereken 15 Özlenen Yiyecek Tarifini Deneyenlerin Yorumları
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!