Kazakistan’da asla ‘Bu çay neden yarım?’ diye sormayın, Rusya’da sert adamların arasına girip vişne-votka istemeyin, Fransa’da yemeğinizi paketletmektense yerin dibine girin daha iyi...
Gittiğiniz yerlerde daha kibar görünmenize yardımı dokunacak dünyanın farklı ülkelerinden farklı yeme-içme kültürleri...
Sert adamların içkisi votka Rusların er meydanı. Siz hiç bir Rus erkeğini elinde karışık meyve aromalı votkasını yudumlarken gördünüz mü? Sanıyoruz ki hayır. Rusya’da votkayı sek olarak tek seferde içmek gerekiyor. Arada da ağzınıza bir iki lokma yiyecek (kuru et, domuz pastırması vb tercih ediyorlar) atmanız da ritüelin bir parçası.
Çocukken hep anneniz tabakta yemek bırakmanıza kızardı. Çin’e giderseniz bunu size söyleyecek kimse olmayacak çünkü Çin’de tabaktaki yemeği tamamen silip süpürmek ev sahibine hakaret sayılıyor. Sebebi basit (ve ilginç): Yemeği tamamen bitirirseniz ev sahibinin yeteri kadar yemek yapmamış olduğunu, yani aç kaldığınızı ima etmiş gibi gözüküyorsunuz.
Kazakistan’da size çay ikram ediliyorsa muhtemelen yarısı dolu bir bardakta gelecek. Böyle bir şey oluyorsa şaşırmayın bu ev sahibinizin sizi çok sevdiğinin bir göstergesi. Yarım bardak çay, "çayın devamı gelecek, muhabbete devam edelim"; tam dolu fincan çay ise "bir an önce iç de git" anlamına geliyor.
Bir adam İrlanda’da bara gitmiş ve herkes bütün gece ona bira ısmarlamış. Çok mutlu olmuş ve çok eğlenerek evine dönmüş. Ertesi gün kimsenin onunla konuşmadığını farketmiş çünkü o sırası geldiğinde kimseye bira ısmarlamamış (ibretlik hikaye). İrlanda’da buna ‘getting your round in’ deniyor. Bir kişiye sıra geldiğinde gizli bir anlaşma yapılmış gibi herkesin birasını ısmarlaması gerekiyor fakat burada asıl sorulması gereken soru şu: Sıranın kime geldiğini nasıl anlıyorlar?
Gürcistan’da her fırsatta bir şey için kutlama yapılıyor ve kadehler dolusu şarap içiliyor. Fakat burada şarabı yudum yudum içmek hakaret sayılıyor. Herkes kadeh kaldırdığında tek seferde fondip yaparak içilmesi adetten.
Güney Kore’de en yaşlı kişi masaya oturana ve yemeğe başlayana kadar sabırlı olmanız gerekiyor. Acele ederseniz saygısızlık olarak algılanıyor.
Şili’de ekmeği hatta pizayı bile elle yemek kabalık olarak görülüyor. Ne yerseniz yiyin çatal bıçak kullanmak zorundasınız.
İtalya’da pizzanızın, makarnanızın, yediğiniz hiçbir yemeğin üstüne ekstra peynir istemeyin. Asla. Bu şefe hakaret olarak algılanıyor. Misafirperverliğin ve kalabalık sofraların sevildiği İtalya’da yemekler fastfood kültürüne tepki olarak yavaş yavaş yeniyor.
Hindistan’da sol el ‘kirli’ sayılıyor. Yemekleri mutlaka sağ elle tutmak ve yemek gerekiyor. Yazı yazmak, yemek yemek vb. ‘kutsal’ aktiviteler Hindistan’da sağ elle yapılırken, vücut temizliği gibi ‘pis’ işler sol elle yapılıyor.
Çok hızlı yemek yemenin de ayrıca kabalık sayıldığı Fransa’da bir restoranda kalan yemeğin paketlenmesini istemek yemeğin beğenilmediği şeklinde algılanıyor.
Misafirperverlik ve komşuluk kavramlarının çok önemli olduğu Türk kültüründe bir yiyecekten bahsederken ‘’Ayıptır söylemesi’’ diye lafa başlanır. Kokmuştur diyerek pişirilen yemek komşulara da ikram edilir, komşudan gelen tabak asla boş geri gönderilmez. Yemekler ailecek yenir, yapan kişiye ‘eline sağlık’ herkese de ‘afiyet olsun’ demeden sofradan kalkılmaz. Türk kültüründe hem yemekler hem de sofra adabı çok zengindir, anlatmakla bitmez...
Yurt Dışına Çıkıldığında Hayat Kurtaracak 11 Farklı Yeme İçme Adabı Tarifini Deneyenlerin Yorumları
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!