Doğanın az bilinen güzelliklerini keşfetmeye bayılıyoruz. Bugün de sırada tam öyle bir güzel, alabaş var!
Eğer henüz alabaşla tanışmadıysanız şimdi onunla tanışmanın zamanı. Büyük marketlerde, semt pazarlarındaki tezgahlarda şu sıralar sık sık karşınıza çıkacak bir isim kendisi.
Tezgahta onu görünce tanımazlıktan gelmeyin, nasıl faydalı ve lezzetli olduğunu bilin ve onunla bir an önce tanışıp kaynaşın istedik, alabaşı artılarıyla eksileriyle masaya yatırdık. Üstüne nerelerde ve nasıl kullanmanız gerektiğini de anlatmadan geçmedik tabii.
İşte tüm yönleriyle karşınızda alabaş!

Alabaş şeklinden de anlayabileceğiniz üzere turpgiller ailesinin şalgam ve lahanaya benzeyen minnoş bir üyesi. Açık yeşil ve pembe olmak üzere iki farklı renkte karşınıza çıkabiliyor. Bir yumru ve ondan uzanan yaprakları olan bu bitkinin hem yumru kısmı hem de yaprakları afiyetle yenebiliyor üstelik.
Farklı yörelerde yer lahanası, cehennem topuzu, alabaş turpu olarak anılan bitkinin yurt dışında bilinen ve Türkiye'de kullanılan bir diğer ismi de kohlrabi.
İçeriğinde neler var derseniz alabaş, özellikle vücudumuz için gerekli olan besin lifleri açısından oldukça zengin. Bunun yanı sıra vitamin ve mineral olarak da vücudumuza katkılarının büyük olduğu biliniyor. A, C ve B vitamininin birçok çeşidini içinde barındıran alabaş; kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir gibi mineraller bakımından da oldukça güçlü bitkilerden.
Tüm bu vitamin ve mineraller sayesinde antioksidan özelliği de gösteren güzeller güzeli bitkinin çeşitli kanser türleri üzerinde de oldukça olumlu etkileri olduğu söyleniyor.

Alabaş, doğru bir şekilde yetiştirildiğinde dört mevsim bulunabilen bir sebze aslında. Ülkemizde en çok Marmara ve Karadeniz Bölgelerinde, Ege'de ise İzmir'de yetiştiriliyor. Büyük marketlerin manav bölümlerinde, manavlarda ya da semt pazarlarında kolayca bulunabiliyor. Aldıktan sonra ne yapacağız, alabaş nasıl pişirilir, nasıl yenir derseniz onun da çeşit çeşit yolunu sayabiliriz.
Örneğin, yumru kısmını turp gibi dilimleyerek limonla buluşturup kolayca bir salataya dönüştürebilir ya da yine yumru kısmını rendeleyerek yapacağınız salatalara ilave edebilirsiniz. Aynı şekilde yapraklarını da hem salata olarak hem de diğer yapraklı sebzeleri pişirdiğiniz gibi pişirip yemeğini yaparak değerlendirebilirsiniz.
Yumru kısmını ayrıca, yaptığınız et yemeklerinin içine ekleyerek, haşlayarak hatta fırınlayarak da afiyetle tüketebilirsiniz. Anlayacağınız, alabaşı bir kez aldıktan sonra onu nasıl yiyeceğiniz aslında çok da büyük bir sorun değil, çünkü kendisi hemen her türlü enfes bir lezzete kavuşuyor, sofrada en merak edilen ve en sevilen oluveriyor.
Son olarak alabaşla yapabileceğiniz nefis bir çorba tarifi de vermek isteriz. Buyursunlar: Alabaş çorbası tarifi

Faydalarını ve nasıl kullanabileceğinizi öğrendikten sonra sıra geldi zararlarından söz etmeye. Bugüne kadar belki de hiç denemediğiniz bir sebzeyi deneyeceksiniz sonuçta, onu tüm yönleriyle tanımalısınız, size bir zararı olup olmayacağını bilmelisiniz.
Alabaş bitkisinin bilinen ciddi bir zararı yok. Ancak, vücudun iyot emilimini azaltma gibi bir etkisi söz konusu olabiliyor. Özellikle alabaş bitkisi fazla tüketildiğinde, vücudun iyot dengesini bozulabilir. Bu nedenle diğer tüm yiyeceklerde olduğu gibi alabaş yerken de dikkatli olmalı, aşırıya kaçmamalısınız.
Haftada 1 ya da 2 kez alabaş yemeniz yeterli olacaktır.
Siz yaparsınız ama biz de söylemeden geçmeyelim, çok ciddi herhangi bir rahatsızlığınız ya da alerjiniz varsa alabaş yemeden önce mutlaka doktorunuza danışın, onun tavsiyeleri doğrultusunda hareket edin. Sağlığınızı tehlikeye atmayın, aman diyelim.
Önemli Uyarı
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, reçete niteliği taşımaz. Bu yazıdaki bilgiler de dahil olmak üzere doktorunuzun sizin için uygun görmediği hiçbir yöntemi denememelisiniz.
Farklı Lezzeti ve Şaşırtan Faydalarıyla: Alabaş Tarifini Deneyenlerin Yorumları
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!