"Bir mail gönderdim, bakabildin mi?", "Brief, revize, deadline", "Re:Re:Re:Re:Re: Acillll", "Konkur", "Bir meeting set edelim", "Aksiyon alıyor olacağız", "To-do'ları assign ettik mi?","FYI", "ASAP", "J" döngüsünde geçen bir hayata; Türkiye'de reklamcılık ve iletişim sektöründe çalışan, bu sırada ajans tozu yutan insanların sıradan bir iş gününe konuk olacağız bugün.
Çılgın happy hour'larıyla elalemi kıskandırsalar da ne yer, ne içer bu ajans insanları diye merak edenler ve kendinden bir şey bulmak isteyenler için "vaov" efektini çok da yaratamayan reklamcı menüsüne sizi şöyle buyur edelim.
Not: Gün içinde yenilen revizyonlar liste dışıdır 
Evde kahvaltı yapma alışkanlığına nadir olarak rastlanan ajans ortamlarında çoğunlukla poğaça, simit, açma ile güne başlanır. Kaç adet mail geldiğini görmeden önce moral olsun, karınlar doysun, sıcak bir çayla içler ısınsın diye alınan bu kahvaltılıklar da maalesef "hedef kitlemiz tüm yaşayan insanlar" diyen marka kadar acımasızdır. Zeytinli poğaça içinde zeytini bulan şanslıdır mesela 
Bir gün önce mesaiye kalan ya da arkadaşlarla "bir drink" almak için bir gece önce dışarı çıkan ajans insanları ise işe geç kaldığında ve ajans başkanı gelmeden masasının başına geçmek istediğinde kahvaltı olarak mecburen müdavimi olunan büfeyi arar ve tost siparişi verir. Bazen ise birkaç kişi birleşerek Yemeksepeti'nden Ayvalık tostuna girerler. Afiyet olsundur, yarasındır.
Sonuçta her sabah her sabah poğaça, açma, tost ile hayat geçmez. Ajansta sürekli "diyetteyim ben canım ya" diye gezinen ve elinden elması düşmeyen müştemlerin sabah için tercihleri ise müsliden yanadır. Kendilerine bir güzellik yapalım, kuş gibi hafifleten yoğurtlu müsli tarifimizi şuraya bırakalım.
En az üç kupa filtre kahve içmeden günü tamamlayabilen ajans çalışanı henüz sektöre adım atmadı, ya da henüz çiçeği burnunda bir stajyer. Art direktöre alınan Mac'ten sonra ajansa alınan en elzem ikinci makine olan filtre kahve makinesi başında kaç metin yazarı gıybet yaptı, kaç sosyal medya uzmanı kreatif direktörünü çekiştirdi henüz bilemiyoruz. İnfografiği yapılırsa keyifle okuruz, paylaşırız o ayrı.

Catering olanağı olmayan bir ajansta çalışıyorsanız ve öğle saati geldiğinde birbirinize "Ne yesek?" diye her gün sormaktan fenalık geçiriyorsanız çoğunlukla tercihiniz fast-food'dan yana olmak durumunda kalır. Çevredeki AVM ya da benzeri restoranlarda asla ay başına kadar yetmeyen yemek kartlarınızla karnınızı doyurabileceğiniz yer çok fazla yoktur çünkü. Sonra ben neden kilo aldım?

Şanslıysanız ve ajansınızın yakınlarında esnaf lokantası varsa her gün fast food yiyerek bünyenize zarar vermekten kurtulabilirsiniz. Uzun sakallı, bıyıklı, skinny jeans'li, dar gömlekli ajans insanlarını buralarda gören gerçek esnaf önceleri şaşkındı, artık değil. Afiyet olsun.
Diyetini bozmak istemeyen müştemin tercihi öğlen aralarında salatadır. Yanında arada sırada ekmekleri götürse de, üstüne bulduğu tüm sosları sıksa da azimlidir, zayıflayacaktır, yaşasın kinoadır, yaşasın yaz tatilidir.

Ajansların yoğunlaştığı bölgelerde yer alan şanslı pastanelerin rızkını kazandığı toplantılarda konuk oyuncular hep masanın üzerinde duran kurabiyelerdir. Toplantı yapmaktan hiçbir işini yetiştiremeyen, yemek bile yiyemeyen kreatif direktörlerin de favori yiyeceği de zamanla bu kurabiyeler olur. Yanında çay ile iyi gider.
Ajans dünyasında 18:00'da ofis kapısından çıkmak çok nadir rastlanan bir olgudur. 17:59'da gelecek revizyonun ayak sesleri akşam üstünden duyulur ve hemen bir kurban seçilerek bakkalın, marketin yolu tutturulur. Sonra gelsin bisküviler, çubuk krakerler, çikolatalar, gofretler, jelibonlar, cipsler... Müşteme de diyet bisküvi lütfen.
Her mesai ajans başkanına taksi fişi ve yemek fişi olarak yansır. Bunu bilen ajans insanları bir saat bile mesaiye kalacak olsalar hemen Yemeksepeti'ne girer ve alabilecekleri kadar büyük boy pizzayı sipariş ederler. Çünkü dünya üzerinde mesai pizzası kadar lezzetli bir şey yoktur.
Bir ofis dolusu yaratıcı beyni gaza getirmek istiyorsanız onlara küçük çiğ köfte partileri düzenleyin. Limon da sıksınlar, acıymış diye ağızlarını musluklara da dayasınlar, tavanlarla da şakalaşsınlar, mühim değil. Çiğ köfte candır, nitekim her başarılı kampanyanın, her Kristal Elma'nın arkasında bir porsiyon çiğ köfte vardır.
Kısacası
"Çalışmamız ektedir. Geri dönüşünüzü bekliyor olacağız ASAP. İyi çalışmalar. J"
Ajans Çalışanlarının Gün İçinde Revizyondan Daha Çok Yediği 11 Yiyecek Tarifini Deneyenlerin Yorumları
1abuzittinconembonem 7 Nisan 2016 12:23