Aslında yalnızca restoran için söylemek yetmez ama çok daha ütopik hayaller peşinde koşmadan bildiğimiz cümlelerin peşinden gidelim.
Evet, herkes hayatında en az bir gün, en az bir kere de olsa restoranda çalışmalıdır.
Neden mi? Çünkü...

Yemeği geç gelen, yanlış gelen, yemeğinin içinden istenmeyen madde çıkan müşteri haklı olarak memnuniyetsizdir artık. Eğer bir gün restoranda çalışırsanız, o insanı en kısa sürede mutlu etmek gibi bir sorumluluğunuz var.Emin olun, başaracaksınız. Ondan sonra hayatın her noktasında bu yeteneğinizi kullanabilirsiniz.
Bir yandan hesap alırken, diğer yandan yan masanın siparişini aklınızda tutup elinizdeki boş tepsiyi mutfağa götürünce tam olarak neyden bahsettiğimiz anlarsınız. Sakız çiğnerken yürüyemeyen bir insan olsanız bile aynı anda birkaç şeyi yapmaya başlayacaksınız.
Terbiyesizlik, hadsizlik çok özel tutumlar. Böyle sonradan öğretemiyorsun aksini. Aileden öğrenilmesi gerekiyor. O yüzden mutlaka karşınıza çıkacak böyle insanlar. Sağ olsunlar, size sabırlı olmanın ne olduğunu öğretecekler.

Bazılarının nasıl yapıldığını, bazılarının yanına ne iyi gittiğini, hangi sosun hangi makarnada çok güzel olduğunu bileceksiniz ister istemez. Emin olun, çok faydası olacak bunların.
"Yoruldum" dediğinde, molaya ihtiyacı olduğunda doğruyu söylediğini bileceksiniz.
Gelin bir mantık kuralım: Hayatınız kaç defa bir restoran çalışanının, bir müşterinin üstüne bir şeyler döktüğünü gördünüz? Çok. Yani bu normal bir şey. Her şey insan için zaten. Garson olsanız, bir kere birinin üstüne kola dökseniz, herkes yaşamaya devam edecek. Siz de.
Uzun mesai saatleri gerektirir restoranda çalışmak. Günde 16 saatlere çıkar bazen. 1 hafta restoranda çalışsanız, 2 günlük hafta tatilini yanaklarından öpesiniz gelir.

Davulun sesi uzaktan gelmez artık. "Ya bir kahvaltıcı açsak, köşeyi döneriz hea" cümleleri kolay çıkmaz artık ağzınızdan. Bunun vergisi, kirası, sigortası, alımı, satımı, ederi, gideri, bir türlüsü var.
Yoğun çalışma saatlerini şöyle açıklayalım: An geliyor öyle bir yoğun oluyor ki mekan, nefes alamayacağını düşünüyorsun. Geçince çok rahatlıyorsun ama.
Daha önce kurulmuş cümleleri hatırlatalım.
En önemli kazanım da bu olur.
Bkz: Pişt, şişt, hooop, aloooo
Mesela: Pişmesi zaman alan bir yemek sipariş ettikten 5 dakika sonra ortalığı birbirine katmak gibi.
Bir restoranda çalışmaya başladıktan sonra, muhtemelen en sevmediğiniz insan tipi, siz daha hoş geldiniz sözünü bitirmeden; sizi hiç sallamadan "Bir kola istiyorum" diye kestirip atan, nezaket yoksunu arkadaşlar olur. Zannetmiyoruz ama onlardan biriyseniz, yolda gördüğünüz insana bile günaydın denebileceğini öğrenirsiniz.
An itibarıyla mesleğini bir restoranda icra eden biri neyden bahsettiğimizi çok iyi anladı.
Kesin.
Herkesin Hayatında En Az Bir Kere Restoranda Çalışması Gerektiğinin 16... Tarifini Deneyenlerin Yorumları
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!